RUHSAL BİLİNÇ DÖNÜŞÜMÜ

Şu anda tek yaşam realitesi sandığı 3 boyutlu imaj (illüzyon) dünyasından özgürleşmek üzere büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz.

ruhsal bilinç dönüşümü mine kavalalı

Büyük bir Bilinç Dönüşümü gerçekleştirmek üzereyiz. Bunu ancak değişimden korkmadan ve inkar etmeden yapabileceğiz. Herkese kendi ruhsal bilinç frekansını yükselterek yeni bir dönemin farkındalığına bireysel olarak geçmek zorunda!

Korkuya mahal yok! Korkmakla olmuyor. Karmaşa korkuları yenmekle bitiyor! Korkmak, endişe etmek, kaygı duymak değişime direnen kişilerin bilinç düzeyini yükseltememiş insanların, duygu yansımalarıdır!

Eğer insan Tanrısal kimliği, enerjisi ve sevgisiyle uyum içinde kalsaydı korkuya da gerek kalmayacaktı. O zaman belki bu kehanetlerin gerçekleşmesi de gerekmeyecekti.

KAOSUN ÖTESİNE GEÇEBİLMEK: Şimdi bilinç düzeyimizi yüksek ve pozitif enerjilere dikkatlice açmak ve uyumlamak gerekiyor. Bu her şeyden önce madde dünyasında tezahür edecek olan küçük ve büyük kıyametin üzerine çıkabilmemiz için gerekir.

EVRENDE OLAN VE OLACAK OLAN; İÇ DÜNYAMIZDAKİ DÜŞÜNCE, DUYGU VE DAVRANIŞ BİÇİMİMİZDEKİ NEGATİF VEYA POZİTİF ENERJİLERİN DIŞ DÜNYAYA YANSIMASIDIR.

Evrensel olan insanoğlu bunu anlamak ve bilinç boyutlarını daha üst kademelere çıkarmak zorundadır. Bunu anlamak bizi korkmaktan da koruyacaktır.

KORKULARI BESLEYEREK VAR ETTİĞİMİZ BİR DÜNYADAN VAZGEÇMEK ZORUNDAYIZ!

Bunu başardığımız zaman büyük ve çok hızlı bir sıçrama, bir kuantum sıçraması gerçekleştirebiliriz, şu anda az sayıda insan bunu başarabiliyor.

İç sezgilerini kullanmayı başararak içlerindeki güce ulaşabilenler bu işin altından kolaylıkla kalkacaklardır.

KIYAMETLERİN YAŞAMIN ANLAMINI DOĞRU ALGILAYAMADIĞIMIZ VE DOĞRU BİR YAŞAM SÜREMEDİĞİMİZ İÇİN KOPTUĞUNA DAİR CİDDİ KUŞKULARIM VAR.

Hayatımızı istediğimiz gibi yaşayabilmek sadece plan yapmakla mümkün olmaz. Gelecekte istediğimiz gibi yaşayabilmenin mümkün olan yolu planladığımız veya planlamadığımız şekilde başımızdan geçecek olan olaylara da bağlı değildir. Bu olaylara nasıl tepki verdiğimiz, karşımıza çıkan sorunlara nasıl anlamlar yüklediğimizle ilgilidir. Bu olayları nasıl yorumladığımızla ilgilidir.

Olayların kendisi insan üzerinde bir etki yaratmaz. Bizi etkileyen onlara kazandırdığımız anlamdır.

Hayatımızı belirleyen; (a) olaylar değil, (b) olaylara yüklediğimiz anlam sonucunda verdiğimiz (c) tepkidir.

Bir başka açıdan söylersek;

Olaylara yüklediğimiz anlamı değiştirdiğimizde (b); hayata bakış açımızı da (c) değiştirmiş oluruz.

Duygu, düşünce ve davranışlarımızın sonucu gösterdiğimiz tepkinin dinamiğini (c) anlarsak, hayatımızı belirleyen dinamikler (a) de değişecektir. Yani bir tepkide bulunmadan önce, duygularımızı kontrol etmeyi ve düşünmeyi öğrenirsek hayatı farklı noktalardan yakalama fırsatını kazanmış oluruz.

Dış dünyayı kontrol edemeyiz. Ama iç dünyamızın dış dünyaya verdiği tepkileri kontrol edebiliriz.

Değişim için sadece vizyon ve iyi niyet yetmiyor. Bunu gerçekleştirecek güç ve bu gücün yaşama geçirileceği irade de gerekiyor. Sigarayı bırakmak gibi, önce istek, sonra irade. Yalnızca zihinsel olarak değil, ayrıca ruhsal olarak kendinizi buna hazırlamalısınız.

Mutlu olmak için ruhun da güçlü ve donanımlı olması gerek.

Görsel: https://tr.pinterest.com/pin/65865213281110771/